Bizden Haberler

Geri
Akseki panjur bölüm müdürümüz Erkan Sertkaya’dan İstanbul pencere fuarı ve çalışmaları hakkında röportajımız.
13/04/2015

Akseki Panjur Bölüm Müdürü Erkan Sertkaya’dan Katıldıkları İstanbul Pencere Fuarı ve Çalışmaları Hakkında Bilgiler Aldık.

Akseki Yapı Firmanızı kısaca hatırlatmanızı istersek neler söylersiniz?

Akseki Yapı çalışma hayatına 1981 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Hasan Uysal beyin tek başına demir atölyesini kurması ile başlamıştır. 1985 yılında ekip kurarak yapı sektörüne daha kapsamlı giriş yaptıktan sonra 1999’da kurumsal yapılanmasını tamamlamıştır. O günlerden bu günlere yapı sektörü içinde yer alan firmamız, her geçen gün ar-ge departmanımızın desteğiyle ürün yelpazesini genişletmektedir.

Türkiye’de  Panjur profili çeken sayılı firmalardan birisiniz, profil çekmeye neden ve nasıl karar verdiniz?

Akseki Yapı, 2014 yılı öncesine kadar üretici ve uygulayıcı bir firma kimliğindeydi. Yani panjur ürünlerini dışarıdan temin eden ve bu ürünleri ölçüsünde işleyip alt bayilerine montaja hazır hale getirerek hizmet veren bir yapılanmaya sahipti. Her geçen gün istikrarlı ve düzenli büyüme potansiyelimizle pazardaki pay ve tüketimlerimizde hızla artmaya başladı. Süreç içinde takım arkadaşlarımız ile yaptığımız değerlendirmeler ışığında böyle bir adım atmamız gerektiği açık ve net bir şekilde görülüyordu. Bunun yanında yurt içi yurt dışı müşteri portföyümüzün gelişmesi, müşterilerimizde gelen özel istekler ve bazı özel şartlarda eklenince kendi profilimizi çekmemiz kaçınılmaz hale geldi. Planları büyük bir hassasiyetle uzun süren çalışmalar neticesinde yapılan bu projemizin sonunda İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde dev bir fabrika yatırımı yaptık. White Form markasıyla lanse ettiğimiz tesislerimizde poliüretan dolgulu panjur ve kepenk ürünlerinin tamamını kendi fabrikamızda üretiyoruz. Şu an sektördeki tüm ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir üretim kapasitesine ve ürün çeşitliliğine ulaşmış durumdayız. 10 ay gibi kısa bir sürede satış rekorları kırdık ve güçlü bir stok kapasitemiz ile bu işte ciddi olduğumuzu göstermiş olduk. Yakın zamanda lamel üretim hattımızı iki katına çıkarmak için yeni yatırımlar yaptık. Kısa bir süre sonra üretim kapasitemizin iki katına çıkacağız.

Sektörde kaliteyi belirleyen ve lider konumda bulunabilmek için ne gibi yollar izlenmelidir?

Öncelikle sektörümüzde kalite denilince iyi bir görsel ve sorunsuz bir çalışma sisteminin ilk sırada geldiğini belirtmek isterim. Biz Akseki ailesi olarak kalitenin iyi bir AR-GE den geçtiğini biliyoruz. Firmamızın prensiplerinden biri de sorunların üzerine giderek sebep ve sonuçlarına ulaşmaktır. Mutla ve mutlaka saha personelimiz işlerinde çok titiz olmak zorundadırlar. Satış sonrası müşteri anketleri yapılır, bununla yetinmez ziyaretlerle iş kontrolleri yaparız. Akseki ailesinin bir ferdi olarak şunu da açık ve net bir dille ifade edebilirim ki her zaman bizi titiz olmamız ve işi layıkıyla yapmamızı isteyen bir patronumuz var. Yönetim kurulu başkanımız Hasan Bey atlar arabasına gizli müşteri ziyaretlerinde bulunur ve ekibimizi kendi gözleriyle değerlendirir. En ufak bir hatada hemen müdahale eder ve işin düzeltilmesini sağlar. Bizde bundan aldığımız güçle çalışanlarımıza ve ekiplerimize bu değerleri aşılıyoruz. Bu prensibin kalite ile doğru orantılı olduğuna inanıyorum. Bu konu ile ilgili olarak fikirlerimin sadece bizim sektörde değil birçok sektörde  geçerli olduğunu düşünmekteyim.

Satış politikanız nedir, Direk satış mı? Bayiler kanalı ile mi satışı tercih ediyorsunuz?

Daha önce de söylediğim gibi biz 2014 yılı öncesine kadar üretici ve uygulayıcı firmaydık. Lakin 2014 yılının başından itibaren üretici ve uygulayıcı firma kimliğimizden sıyrılarak sanayileşmeye adım attık. Akseki ailesi olarak 12’den fazla ülkede ve tüm Türkiye’de White Form Panjur ve Kepenk ve White Step tüp motor ürünlerimizle yayılmış durumdayız. 2014 yılı başından itibaren değişen satış ve yayılma stratejimizin başında ülke ve il bazında bayileşmek var. Çünkü artık biz bayilerimize daha fazla önem vermek ve onları daha fazla kalkındırmak için var olduğumuzun bilincindeyiz. Misyonumuzun artık global pazarda daha farklı şekilde devam etmesi gerekiyor. Bu yüzden bayilerimiz aracılığı ile ürünlerimizi son kullanıcıya ulaştırmak bizim için çok önemli. Aksi takdirde üretici ve uygulayıcı kimliğimizden sıyrılamayız zaten.

Panjur sistemlerinin üretici ve satıcılarının son zamanlarda gösterdiği artışı neye bağlıyorsunuz? Ülkemizde bu sistemler için yeterli pazar mevcut mu?

Panjur sistemlerinin ülke bazında yaygınlaştığı doğrudur, 2015 kapı pencere fuarında birçok stantta panjur ürünlerinin de kendisine yer bulması bunun büyük kanıtıdır.

Fuarda standımıza beklemediğimiz kadar ilgi vardı. Özellikle bu işte prensipli, düzgün ve kaliteli iş çıkarmak isteyen firmalar standımıza gelerek bizimle tanışmak ve çalışmak istediler. İçlerinden bu sektöre yeni girmiş ve girecek olan firma sayısının yüksek olması gerçekten panjurun pazar payında etkisinin yüksek olduğu gösteriyor. Bunun sebebi ise panjurun artık göz korkutmamasıdır. Yani eskiden panjur lüks bir ürün gibi görünürken artık bir ihtiyaç olduğu ve her açıdan avantaj sağladığı anlaşılmıştır.

 Sizce pencere fuarı sonrası sektörümüzde olumlu yönde bir canlılık oluşacak mıdır? Fuarlar sektördeki firmalara neler kazandırıyor?

İstanbul Pencere fuarının genel yapısına baktığınızda 30’dan fazla ülkeden 600’ün üzerinde firmanın katıldığı yazıyor. Gerçekten de katılımcı olarak deneyimlediğimiz bu fuarda gördük ki çok yoğun bir ziyaretçi katılımı var. Katılanların genellikle çoğu kendi işinin sahibi olan kişiler, firmaların profesyonel çalışan insanları ve işini büyütmek genişletmek isteyen ziyaretçilerden oluşuyor. Bizde bu kitleden çok kişilerle tanıştık ve çok önemli yurt içi yurt dışı bağlantılar sağladık. Sektörümüzde iş bakımından zaten var olan bir canlılığa bu tür fuarların daha da ivme kazandırdığını gözlemlemekteyim.

Biraz sert bir bakış açısı olabilir ancak esas sorunun sektördeki bazı firmaların yapısal olarak kalitelerinin düşük olmasından kaynaklandığı düşünmekteyim. Bu fuarlara bu bahsetmiş olduğum firmaların daha fazla ziyarette bulunmaları gerekir ki bakış açıları ve vizyonları daha çok gelişme gösterebilsin. Yani firmaların birbirleri ile yapmış olduğu rekabetin sektöre zarar vermeyecek düzeyde kalması  gerekir. Aksi takdirde en başta kendilerinin zarar görecekleri unutulmamalıdır.

Görseller